: 2009 Öss Sonuçları
| | Üretsiz Blog oluştur

2009 Öss Sonuçları

2009 Öss Hakkında Büyük Detay

Öss Numaram, Öss Numaralı, 2009 Öss de büyük detay

2003 yılından bu yana T.C. Kimlik numaraları ile işlem yapılan ÖSS`de, 1983-2002 yıllarında sınavlara giren adaylardan istenen ÖSYM numaraları, bu yıl itibariyle artık istenmeyecek.

ÖSS 2009 için başvurular bugün başlarken, başvuru formunda da geçen yıla göre küçük bir değişiklik yapıldı. 2002 yılına kadar üniversiteye giriş sınavlarında her aday için öneme sahip olan "ÖSYM Numarası" kısmı tamamen kaldırıldı.

ÖSYM, bu şekilde artık, üniversiteye giren birçok adayın hayatında da önemli bir yere sahip olan ÖSYM numarasını tamamen tarihe karıştırmış oldu. ÖSYM Numarası, tahtını T.C. Kimlik numarasına kaptırmış oldu.

2009 Öss Başvuru Bilgileri

Aşağıdaki dökümanları açabilmek için Adobe Reader  'ın 5.0 veya üstü sürümünün sisteminizde yüklü olması gerekmektedir. Eğer dökümanları kaydetmek istiyorsanız, kaydetmek istediğiniz dökümanın üzerine sağ tıklayıp "Hedefi Farklı Kaydet" seçeneğini seçiniz.

 

 Başvuru İşleminde Adayların İzleyeceği Yol

 ÖSS / YDS Girme İsteği Değişikliği Durumunda Adayların İzleyeceği Yol 

 Ortaöğretim Kurumları Kitapçığı (İllere Göre Sıralı) 

 Başvuru Merkezleri 

2009 Öss Başvuru Bilgileri, 2009 öss başvuru, 2009 oss başvuru klavuzu, 2009 oss klavuzlar, 2009 oss basvuru klavuzlari,

oss basvuru, 2009 oss basvuru klavuzu indir, 2009 oss hakkında, 2009 oss sonuclari, 2009 osys basvuru, osys 

2009 ÖSS’ye girecekler için uyarılar

 

2009-Öss’de, sadece bazı testlerin soru sayılarında değişiklik yapıldığını belirten Yarımağan, sınavdaki toplam soru sayısında ise herhangi bir değişiklik olmadığını, sadece testlerin kendi içlerindeki derslere göre soru sayısında düzenlemeye gidildiğini söyledi. “Sınavdaki testlerin kapsamı” konusunda daha önce kamuoyuna açıklamada bulunulduğunu anımsatan Yarımağan, şunları kaydetti: “2009-ÖSS’de adaylara yöneltilecek soru sayıları Fen-1 ve Fen-2 testlerinde Biyoloji’de 8’den 10’a, Kimya’da 9’dan 10’a çıktı, Fizik’te 13’den 10’a indi. Yani Fizik, Kimya ve Biyoloji soru sayıları eşitlendi. Soru sayısı Edebiyat’ta 17’den 20’ye, Coğrafya’da 8’den 10’a çıktı. Tarih, Coğrafya yani Sos-2 testi değişmedi. Psikoloji soruları, Edebiyat-Sosyal’in içinden sadece Sos-2 testine alındı ve bu nedenle soru sayılarında farklılık oldu.”

Yarımağan, bu değişikliğin, 4 yıllık ortaöğretim müfredatındaki bazı değişikliklerden ve haftalık ders programından kaynaklandığını ifade etti.

SORULARI BUGÜNKÜ MÜFREDATA GÖRE HAZIRLIYORUZ
“Değişikliklerden geçmiş yıllarda mezun olan adayların olumsuz etkilenip etkilenmeyecekleri” sorusu üzerine Yarımağan, şunları söyledi:

“Müfredatta konular itibarıyla ne kadar değişiklik var o detayları bilmiyorum ama çok fazla mağdur olmaları söz konusu değil. MEB’in yaptığı değişiklikler en azından biçimsel yönden değişiklikler... Mesela eskiden coğrafya derslerinin isimleri Ülkeler Coğrafyası, Türkiye Coğrafyası gibi adlandırılırken şimdi bütün bu derslere sadece Coğrafya diyorlar. Biz de ona uygun değişiklikler yapmak zorunda kaldık. Mesela, geçen seneki testin kapsamına Ülkeler Coğrafyası diyorduk, bu sene sadece Coğrafya dedik.

Biz tabii sorularımızı mevcut müfredata göre sorarız. Mesela 10 yıl önce okutulmayan bir konu bugün okutulmaktadır, dolayısıyla biz oradan soru sorarız. Biz sorularımızı bugünkü mevcut müfredata göre hazırlıyoruz. Yıllar itibarıyla özellikle uzun dönemlerde bazı değişiklikler olmuşsa geçmiş yıllarda mezun olan adayların buna dikkat etmeleri lazım.”

ADAY SAYISI AZALIR
Bu yıl ÖSS’ye başvuracak aday sayısında azalma olacağını tahmin ettiğini kaydeden Yarımağan, şöyle konuştu:

“Geçen yıl kontenjanlarda biraz artış oldu. O artış nedeniyle üniversitelere yerleştirdiğimiz aday sayısı arttı. Dolayısıyla eski mezunlardan bekleyen kitlede bir azalma oldu. Yeni mezunlardan başvuracaklarda ise bir farklılık olmaz. Yeni mezun sayısının yine 800 bin dolayında olacağını tahmin ediyorum. Fakat eski yıllarda mezun olup sınava girenlerin sayısında bir azalma olacağını, dolayısıyla toplam sayının 1.5 milyon civarında belki altında olacağını tahmin ediyoruz.”

ÖSS’ye başvurmak için bekleyen geçmiş yıllardaki mezunlardan ne kadar azalma beklendiği şeklindeki soruya Yarımağan, “Bir önceki yıla göre 150-200 bin dolayında bir azalma olacağını tahmin ediyorum” yanıtını verdi.

ŞİFRE UYARISI
Yarımağan, ÖSS’ye yeni başvuracak adayları, kendilerine verilecek şifre konusunda uyardı. Öğrenci Seçme ve Yerleştirme Sistemi’ne (ÖSYS) başvurduklarında adaylara bir şifre verildiğini belirten Yarımağan, şunları kaydetti:

“Bu şifre son derece önemli. Adayların, gerek internete girerek bilgilerini kontrol etmeleri, gerek tercihleri internet üzerinden yapmaları, gerekse daha sonraki yıllarda girecekleri sınavlar için hep aynı şifre gerekli. Şifrelerini kaybetmemelerini istiyoruz. Şifresini kaybeden adaylar hem kendileri sıkıntı çekiyor hem biz çekiyoruz. Dolayısıyla şifresini alan adayın hem bunu kimseye göstermemesini hem de kendisinin kaybetmeyeceği şekilde sağlıklı biçimde saklamasını öneriyorum. Nasıl banka hesaplarımızla ilgili şifreleri saklıyorsak adaylar için de ÖSYM şifresi son derece önemli, kredi kartı şifresi gibi. 

Aksi halde sonradan şikayetler alıyoruz. Kaybeden, unutan adayların şifreyi alabilmek için sınav merkezi yöneticiliklerine gitmeleri lazım. Her ilçede sınav merkezi yöneticiliği yok. Mesela şu anda İstanbul’da şifre almak için Üsküdar’a gidiyorlar. Adayın Bakırköy’de oturduğunu düşünün, Üsküdar’a gidip şifre alması bir gününe mal olur.”

Söz konusu şifreyi daha önce internet üzerinden veya dilekçeyle başvuru halinde adaylara verdiklerini anlatan Yarımağan, ancak bazı sorunlarda karşılaştıklarını dile getirdi. Yarımağan, şöyle devam etti:

“Adayların birbirinin yerine şifre alıp, onların yerine tercih yapmaları gibi örnekler oldu birkaç tane. Bu, hukuki sorun yaratıyor. Adaylar bundan çok olumsuz etkileniyorlar. Şifresini kaybedenlere, şifreyi adayı bizzat görerek veriyoruz. Yani şahsen başvurmaları gerekiyor. İnternet üzerinden şifre verirken, adını soyadını TC kimlik numarasını soruyorduk. Bu bilgileri elde etmek zor değil. O zaman da aday diyor ki ‘Ben tercih yapmadım bir başkası benim yerime yapmış’. Bu tip tartışmalı durumdan kurtulmak için şifreyi bizzat adaya veriyoruz. Onun için de sınav merkezi yöneticiliğimize gitmesi gerekiyor.”

Yarımağan, adayların söz konusu şifreyle internet üzerinden, belge gerektiren bilgiler dışındaki bilgileri, sınav yeri ve adres bilgilerini değiştirebildiklerini ve tercih işlemlerini gerçekleştirebildiklerini anlattı. Yarımağan, “Adaylara internet üzerinden birtakım kolaylıklar sağlıyoruz ama bu kolaylıkların adayların canını yakmaması için herkesin şifresine sahip olması gerekir. ÖSYM ile ilişkileri olduğu sürece bu şifreye ihtiyaç duyacaklar” diye konuştu. 

ÖSYM Başkanı Prof. Dr. Ünal Yarımağan, 2009-ÖSS’ye başvuru süresinin 27 Martta sona ereceğine işaret ederek, adayların son günü beklemeden başvurularını yapmalarını istedi.

 

Ntvmsnbc 

2009 Öss Böyle Birşey

ÖSYM Başkanı’nın gelecek sene sınav sisteminin değişeceğini açıklaması genelde sınav başvuruları ve sınav günü hatırlanan ÖSS’yi tekrar ana gündemlerden birisi yaptı. 

Düşünülen sistemi ele almadan önce eleştirilecek ilk nokta açıklamanın zamansızlığı. Henüz sistem netleşmemişken öğrencilerin kafasını karıştırmanın çok da gereği yok. Çünkü öğrencilerin bu sınava yüklediği anlam çok farklı. Dolayısıyla kullanılan cümlelerin öğrenciler üzerindeki etkisi mutlaka hesaba katılmalı.

İyi niyetli açıklamalar olduğuna kalpten inanıyorum, ama olaya öğrenci cephesinden de bakmak gerekir.

Başkan, düşünülen iki sistem olduğunu dile getirirken bunlardan sadece birini genel hatlarıyla dile getirdi. İngiliz modeli olarak belirttiği sistem dersler sınavı şeklinde uygulanacak.

Aslında bu sistem daha önce yayımlanmış olan Yükseköğretim Strateji Raporu’nda ele alınmış ve çözümün bir parçası olarak işlenmişti. Öncelikle İngiliz modeli hakkında bazı genel bilgiler verelim.

İngiltere’de zorunlu eğitim 6 yaşında başlayıp 16 yaşında bitiyor. Öğrenim sürecini tamamlayan öğrenciler GCSE sınavına girerler (General Certificate of Secondary Education). Başarılı olurlarsa Türkiye’deki lise diplomasına denk sayılan belgeyle mezun olurlar.

GCSE belgesiyle mezun olan öğrenciler üniversiteye başlayabilmek için A-Level (Advenced Level) adı verilen ve iki yıl süren ayrı bir ön eğitimi tamamlamak zorundadırlar. Normal ve standart olan A-Level eğitimini tamamladıktan sonra uygulanan sınavla A-Level başarı notuna göre üniversite yerleştirmeleri yapılır.

A-Level sınavlarına yapılan hazırlık GCSE için yapılan hazırlıktan oldukça farklıdır. GCSE için öğrenciler genellikle 10 veya 11 dersi çalışırken, A-Levelda derinlemesine bir çalışma için üç ya da dört ders mevcuttur.

Çoğu öğrenci üniversite giriş şartı olarak üç ya da dört ders üzerinde A-Level eğitimi alır. Bu dersler, üniversitede okunacak dalla da uygunluk içindedir. Mesela mühendislik okumak isteyen öğrenci matematik, fizik ve kimya veya mekanik çalışmalıdır. Genel hatlarıyla İngiltere’de uygulanan sistem bu.

YÖK Başkanı’nın açıklamalarını, buna bağlı olarak İngiliz modelini ve geçmişte yayınlanmış Yükseköğretim Strateji Raporu’nu göz önüne aldığımızda öngörülen sistemin ders sınavları şeklinde düşünüldüğü sonucu karşımıza çıkıyor. Öğrenci bir nevi modüllü bir sınavla karşı karşıya olacak. Her ne kadar Yükseköğretim Strateji Raporu’nda ‘ortaöğretimi bitirme sınavı’ dile getirilse de (İngiliz sisteminde de GCSE sınavı olarak var) bu sınavın öngörülen sistemde olup olmayacağı konusunda şimdiden bir şey söylemek zor. Ancak böyle bir filtrenin, beraberinde birçok soruna neden olacağını tahmin etmek güç değil.

Ders sınavları uygulama düşüncesi oldukça makul. Öğrenci artık hedefini çok önceden bölüm ya da bölümler olarak planlamış, çalışmasını bu hedefi gözeterek yapmış olacak. Katsayı ya da tablo engeli olmadan istediği bölümlere yerleşebilmek için kaygısız ve özgür bir şekilde çalışabilecek.

Bu sistemle Tıp Fakültesi’ne girmek isteyenle makine mühendisliğine girmek isteyen bir öğrenci birebir aynı testleri cevaplamaya mahkûm olmayacak. Örneğin Tıp Fakültesi’ne girmek için çözülmesi gereken testler matematik, biyoloji, kimya ve Türkçe olurken makine mühendisliği bölümü için matematik, fizik ve Türkçe testlerini çözmek yeterli olabilecek (Burada verilen test örnekleri sadece bir öngörüdür).

Bu noktada şu uyarıda bulunmak istiyorum: İnsanla birebir ilişki gerektiren, fedakârlık isteyen doktorluk, öğretmenlik, hemşirelik gibi bölümlerde puan dışında başka özellikler de aranmalı. Örneğin liselere sosyal proje dersi konulabilir ve bu derste yapılan faaliyetler ve notlar yerleştirmede etkili olabilir. Objektif ve standart değerlendirme kriterleri gözetilerek çözümler üretilebilir.

Sistem değişikliği yaparken kademeli bir geçişin öğrencileri sıkıntıya sokmama adına daha isabetli olacağını da belirteyim.

Çok detaylı olmasa da genel hatlarıyla düşünülen sistemi ele aldım. Bu hamur daha çok su götürür. Sistem konusunda daha detaylı açıklamalar yapıldığında hamuru yoğurmaya devam ederiz! Şimdilik bununla iktifa edelim.

2009'da ÖSS'ye kimler girecek

11. sınıf öğrencileri, gelecek yıl kendilerini nasıl bir ÖSS’nin beklediğinden habersiz; şu ana kadar yüzeysel ifadelerle ‘kökten’ değiştirildiği söylenen sınav sisteminin içeriğini bilmek istiyor.

 


Aslında ne zaman üniversiteye giriş sistemi değişse hakkında en az konuşulan kitle, o yıl sınava girecek olan lise son sınıf öğrencileridir. Malum, ÖSS üzerinden dönen siyasi hesaplar, ülkenin yüksek öğretim sistemini alt üst eden çekişmeler ve tabii değişen üst kadrolar neredeyse her yıl üniversiteye giriş sisteminin değişmesine neden oluyor.

ÖSS sistemiyle ilgili en ciddi değişiklikler yakın tarihte, 2005 yılında yapılmıştı. O yıl ÖSS’ye giren adaylar eminim, Temmuz ayında ÖSYM Başkanı’nın yaptığı açıklamaları hayatları boyunca hatırlayacaklardır. Zira bir önceki sınav sisteminde sadece lise1. sınıfın konularından sorumluyken; birden bire genişleyen müfredatla adaylar tüm lise konularından sorumlu tutulmuşlardı. Hal böyle olunca, lise 2.sınıfın yazına kadar sadece ilk yılın konularına odaklanan adaylar, son sınıfta ciddi bir yükün altına girmiş, hem okul derslerine hem de yeni sınav sisteminin içerdiği tüm konulara çalışarak 2006 ÖSS’ye hazırlanmışlardı. Tabii yabancı dil öğrencileri açısından bakıldığında eklenen matematik ve fen dersleri de ayrıca manidar bir anektod olarak ÖSS tarihine geçmişti. Şüphesiz hem öğrenciler için hem de öğretmenler için 2005 yazı zor geçmişti.

 

 


Şimdi bu yıl ÖSS’ye sayılı günler kala yine sistem değişikliği gazetelere haber oluyor. Üstelik iddialı başlıklarla. Hiç olmazsa şimdilik lise son sınıf öğrencilerinin içi rahat, onları ilgilendiren bir değişiklik söz konusu değil. Tabii 2008 ÖSYM kılavuzunda puan türü değişen Arkeoloji ve Reklamcılık gibi bölümleri saymazsak. Ancak gelecek yıl ÖSS’ye girecek adaylar için kısaca ‘İngiliz modeli’ açıklaması bir şey ifade etmiyor.

 

 

 

"HOCAM İYİ BİR ŞEY Mİ"
Öğrenciler konuyla ilgili sadece, ‘Hocam, iyi bir şey mi?’ diye yarı şaka yarı ciddi ne diyeceğimizi merak ediyorlar. İşin ilginç tarafı YÖK Başkanı’nın açıklamalarında yeni sistemin menşei dışında hiçbir bilgi yok. Adaylar ÖSS’de, kendilerine yöneltilen 12 farklı testten 5’ini çözecek, en başarılı olduğu 3 testin sonucuna göre de üniversitelere yerleştirilecekmiş.

 

 

 

Ha bir önemli bilgi de sınav sistemi içinde lise başarısı tamamen ortadan kalkacakmış. Yani Ağırlıklı Ortaöğretim Başarı Puanı artık tarih olacakmış. Tabii bu ayrı bir tartışma konusu ama ben İngiliz modelinin Türk modelinden farkını anlayamadım. Yani hali hazırdaki sınav sistemi içinde adaylar soru kitapçığında yer alan 8 testten, kendilerini ilgilendiren 1.bölümdeki 4 ortak testi (Türkçe, Mat1,Sos1,Fen1) ve 2.bölümde alanları kapsamında yer alan 2 testi yani toplamda 6 test çözerek üniversiteye giriyorlar. Yani 6 test çözmek yerine 5 test çözdüğünde, öğrenci ‘hamallıktan’ kurtulacak öyle mi? Ayrıca adayın en yüksek puanı aldığı 3 test baz alınarak istediği üniversiteye başvurusu söz konusu olacak. Ama gerekirse YÖK merkezi yerleştirme de yapacak. Peki, zaten öğrenciler merkezi yerleştirmeyle girmiyor mu üniversiteye? Şayet bu ‘İngiliz modeli’ni anlayan varsa bize de anlatsın. Ya da şöyle söyleyelim artık kalkacağı kesinleşen ey katsayı sen nelere kadirsin? İşin esprisi, bir katsayı için kafaları bu kadar karıştırmaya değer mi?

Geçenlerde Okan Üniversitesi önemli bir toplantı düzenledi ve üniversiteye giriş sistemiyle ilgili değerli hocamız Prof. Ali Baykal’ın konferansına rehber öğretmenleri davet etti. Binlerce gencin geleceğini belirleyen ÖSS’yle ilgili belki de akademik anlamda en detaylı araştırmaları yapan akademisyen olarak Prof. Ali Baykal, sınav sisteminin çarpıklıklarını bilimsel olarak bir bir ortaya koydu. Şimdiyse ‘İngiliz modeliyle’ beraber Ali Hocamızı sanırım, çok daha ciddi bir mesai bekliyor. Ha tabii bu arada 2009 ÖSS adayları, hala yürekleri ağızlarında haber bekliyor. Neyle karşılaşacaklarını bilmek istiyorlar. Tabii onlara sıra gelene kadar, siyasi tartışmalar, spekülatif haberler, döktürülen ve döktürülecek olan inciler…Bu belirsizlik içinde; sahi siz girecek olsanız 2009 ÖSS’ye nasıl hissederdiniz kendinizi?
 
2009'da ÖSS'ye kimler girecek, 2009 öss, 2009 öss sonucları, 2009 öss hakkında herşey, 2009 öss nasıl olacak, öss 2009, oss, 2009 

 

Sinava Hazirlik